Kozmetik ürününüz ne kadar güvenli? - Ürün Güvenliği
Makaleler

    Vücudumuzu Saran Muhteşem Yapı, Derimiz...

    Kozmetik dünyasının en çok uygulama yapıldığı yer olan deri, yüzyıllar öncesinden itibaren hem sağlık imareleri için takip edilmiş hem de güzelleşmesi için sürekli çaba harcanmış bir organımızdır.

     O kadar özgündür ki tek yumurta ikizlerinde bile farklı hatlara sahiptir. Bu yüzden parmak izi sadece o kişiye aittir. İç organları koruma ve kaplamanın dışında emilim, vücut sıcaklığının düzenlenmesi, depolama, hissetme, beden elektiriğinin boşaltılması ve D Vitamini sentezi gibi çok önemli işlevlere sahiptir.

    Derinin temel yapısı üç ana bölümden oluşur; koruyucu olarak görev yapan ve yenilenmenin gerçekleştiği Epidermis, kıl foliküllerinin, ter ve yağ bezlerinin bulunduğu Dermis, enerji ve yalıtım işlevi olan Hipodermis. Epidermisin kalınlığı cinsiyet, ırk ve vücut yüzeylerine bağlı olarak değişir.

    Screenshot_6

     

    Epidermis de beş katmana ayrılır.

    • Stratum bazale (Bazal hücre katmanı) 
    • Stratum spinosum 
    • Stratum granulosum 
    • Stratum lucidum 
    • Stratum corneum 

    Şekilde görüldüğü gibi biyolojik olarak mükemmel bir bariyer özelliği gösteren deriye kozmetik olarak uygulanan ürünler genellikle tüm katmanları geçemez, yüzeyel etki gösterir. Vücudun % 70’i sudur ve su miktarının % 10-15’i epidermiste bulunur. Buradaki su-nem dengesinin sürekliğinin sağlanması cildin esnekliği ve canlılığı için önemlidir. Nem % 10 altına düştüğünde üst deri sertleşir ve çatlamaya başlar. Bu nedenle cildi doğru nemlendiren ürünler cildin kurumasını, çatlamasını ve dökülmesini engeller, esneklik sağlar. Emülsiyon formundaki krem ve losyon gibi ürünler hem yağ hem su içerdikleri için cilde nemlendirme ve yumuşama kazandırırlar.

    Deri üzerinde cm²’de yaklaşık 1 milyon bakteri yaşar ve cilt florasını oluşturur. Floranın pH’nın değişmesi cilt üzerinde olumsuz etkiler oluşturur. Özellikle alkali sabunlar ve deterjanlar cildin kurumasına, incelmesine ve pul pul dökülmesine neden olur. Ayrıca yağlı ciltlerde yağ salgısını artırarak gözenekleri kapatır sivilce, çıban ve pişik gibi sorunlar görülür. Bu nedenle cilt temizliğinde asıl olan nem-yağ dengesi bozulmadan temizlik sağlanmasıdır. Sık olarak boya, koku, pudra ve fondöten gibi kozmetiklere maruziyet cilt gözeneklerinin kapanmasına ve oksijen akışının engellenmesine yol açtığından gün sonunda cilt üzerinden yıkanarak arındırılmaları gerekir.

    Yaşlılık ile birlikte tüm organlarımızın işlevlerinde olduğu gibi deri üzerinde de değişimler görülür. Öte yandan bu süreçleri hızlandıran aşırı UV maruziyeti, kirli ve dumanlı hava, endüstriyel atıklar, stres gibi çevresel ve dış etmenler vardır. Yaşlanma ile birlikte kahverengi oluşumlar, kuruluk, esneklik ve his kaybı, yara iyileşiminin yavaşlaması, terlemenin azalması, düşük D vitamini sentezi ve hücre yenilenmesi görülmektedir. Sigara içmenin ve duman altı yerlerde bulunmanın deri yaşlanmasını hızlandırdığını ve belirgin kırışıklıklar oluşturduğunu göz ardı etmemek gerekir. Ayrıca alkol, fazla kafein, uykusuzluk ve yetersiz beslenme cilt sağlığını olumsuz etkiler. Cildin yaşlanmasını geciktirmek (antiaging etki) için antioksidan kullanımı, güneş koruyucular, nemlendiriciler, kollajen yapımını artıran ürünler, günlük temizlik ve düzenli beslenme önemli rol oynar.

    Güzellik ve sağlık birbirinden ayrılmaz iki olgudur. Kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayan kozmetikler hem ruh sağlığımıza hem beden sağlığımıza olumlu etkiler kazandırır. Yaşam şartlarının her geçen gün ağırlaştığı ve zorlaştığı şu günlerde kozmetikler, zamanımızın daha moralli ve motivasyonlu geçmesine de yardımcı olmaktadır.

    Sağlık ve esenlik dileklerimle…

    Dr. Ecz. Levent ALPARSLAN 
    Elaa Pharm Kozmetik A.Ş. 
    levent.alparslan@drumay.com.tr

    Kaynaklar:

    1) YAZAN Y, Kozmetik Bilimleri, Nobel Kitap Evi, 2004 
    2) Önder, M., Deri yaşlanmasına etki eden faktörler. T.Klin. Kozm., 1,17-20 (1998). 3) BAYKAL C., Dermatoloji Atlası, 1. Baskı, Haziran, 2000.